
YAZAN: Eprahim KISHON
YÖNETEN: Sertaç AYVAZ
DEKOR : A. Sami ÖZBUDAK
KOSTÜM : Ebru GÜMAN
MÜZİK : Itır ZEREN
AKSESUAR : Ezgi TOZ
IŞIK VE EFEKT : Serkan AYVAZ
OYUNCULAR
Daniel : İ. Can TÖRTOP
Ella : Ezgi TOZ
Vicky : Itır ZEREN
Bunky : Murat ERBEKTAŞ
Robert : A. Sami ÖZBUDAK
Rose : Merve ATEŞ
Nikah Memuru : Serkan AYVAZ
Evlilik kurumu kimilerine göre hızla eskiyen bir kurum, kimilerine göre moda tabirle yükselen trend...Batı ülkelerinde gençlerin evliliğinde ciddi bir artış gözlenmekte iken Türkiye'de ise son durum; Çiftler önce Nikah Dairesi önündeki başvuru kuyruğunu, bir süre sonra ise; Adliyedeki Boşanma kuyruğunu dolduruyor...Aradaki sorunlu döneme de EVLİLİK deniyor.
Evlilik Cüzdanı; evliliğe başka bir açıdan bakıyor. Evliliğin sınırlarını çizen nedir? Kurumların, dinin, hukukun, toplum ahlakının katı çerçevesi mi, yoksa eşlerin birbirine duyduğu aşk, sevgi, saygı ve sadakat mi? Devletin verdiği kağıtlar mı, eşlerin birbirlerine verdikleri sözler mi?
Oyunumuzun kahramanları, kaybolan evlilik cüzdanlarıyla kendi evliliklerinin bilançosunu çıkarmaya başlarlar. Aslında kaybolan cüzdanları değil, birbirlerinin yıllarca ezdikleri kimlikleridir. Artık onlar yıllar önceki aşıklar değildirler. Bu hesaplaşmaya, evlenmek için kayıp cüzdanın bulunmasını bekleyen başka bir çiftin; kızları ve onun ana kuzusu nişanlısının hikayesi eşlik eder. Oyuna kasabadan gelen konuk ve dul komşu kadın da eklenince ortaya örgüsü sağlam, tempolu bir komedi çıkıyor.
Kuşak çatışmasının, sadakat ve sevginin, aşkın ve yeni moda sevme biçimlerinin işlendiği oyun, günümüz eş seçme yarışmalarına, yozlaşan ikili ilişkilere de esprili göndermeler yapıyor.
Genç tiyatro gönüllülerinin alkışa değer performansları , dinamik bir rejiyle birleşince güldürecek, ( niyetiniz varsa ) düşündürecek.
İyi seyirler.
Aile Fotoğrafları
Çerçeveler. Fotoğraflar. Aile hayatının fotoğrafla tasdiklenmiş mutluluk anlarını asarız duvarlara. Ya soluk çıkmışızdır, ya çirkin, gözlerimiz şaşı bakmıştır, kıyafetimiz yakışmamıştır. Masanın üstüne oturtulmuş kız çocuğunun doğum günü, balkondaki mangal partisinin şen şakrak halleri , fotoğraf stüdyosunda çekilmiş nişan, hamilelik ve sünnet fotoğrafları. Hepsi uçup giden zamanı durdurmak için patlayan flaşların altında o ya da bu şekilde donup kalmıştır. O an hep bir yerde, içimizde. O anda gördüğümüz hep şaşı gözlerimiz, çirkin saçlarımız, rüküş elbiselerimiz sandığımız mutsuzluğumuzdur. Her gün defalarca yanından geçtiğimiz bir fotoğrafa ne kadar uzaklaşırız. Ne kadar da biz yokuzdur o anın içinde zaman geçtikçe. Bir evlilik bittiği zaman iki tarafın da almadığı şeylerdir fotoğraflar. Boş evlerin orta yerinde patlamış bir torbadan uç veren fotoğraflardaki ve çerçevelerdeki hayatı bir temizlikçi gelir yok eder.
Çıkarın kendinizi çerçevelerden, yerine hapsedin sizi mutsuz eden hayatın tüm gereklerini. Kölesi olduğunuz malın, mülkün, eşyanın dilini unutun. Çerçevelerde ya mutluluğunuz olsun ya da boşluk.
TEŞEKKÜRLER
Dilek Türk (Hiç vazgeçmeyeceği için)
Murat Kars (Biletler ve fikirleri için)
Metin Sarıkaya (Geleneği sürdüreceği için)
Yüksel Aşıkoğlu (Bir tatlı huzur için)
Deniz Yılkan (Bizimle beraber üzüldüğü için)
Selami - Seval Toz (Eşyalarını paylaştıkları için)
Nakliyeci Ali Abi (Dekorlarımızın bir ucundan tuttuğu için |