SANAT EĞİTİMİN NERESİNDE ?
Sanatın sadece icra edilebiliyor olması, anlam ifade etmekle beraber anlaşılamadıktan sonra, amacına ulaşmış sayılmaz. Sanatçı yetiştirmek kadar, izleyici yetiştirmek de çok önemlidir. Bir tiyatro oyunu izlemeye giderken yazar hakkında bilgi sahibi olunsa, oyunun yazıldığı döneme dair fikir sahibi olunsa daha keyifli ve amacına hizmet eden bir sanat olmaz mı tiyatro ?
Bir lise öğrencisi kaç tiyatro sanatçısının, kaç müzisyenin, kaç ressamın adını biliyor bugün ? Malum, eğitim sistemimiz sürekli eleştiriliyor. Fakat bu eleştiriler sınav sistemleri, katsayılar vs gibi şekilsel eleştirilerle sınırlı kalıyor. Peki ya içerik ? Eğitim sistemi içeriğinde sanata ne kadar yer veriliyor ?
Müzik derslerinde blok flüt çalmayı öğrenmek tabii ki kötü değildir. Fakat blok flüte ayrılan zamanın bir kısmında evrensel müzik hakkında eğitim verilse, öğrenciler yılda birkaç konsere götürülse daha kaliteli bir toplum olma yolunda çok büyük bir adım atmış oluruz. Benzer şekilde resim derslerinde, resim kağıdına her ders yapılan resimler kadar faydalı (hatta belki daha da faydalı) aktivitelere de zaman ayrılsa..Öğrenciler birkaç ressamdan haberdar olsa birkaç sergi gezebilse, hatta serginin ne olduğunu bilse daha kaliteli bir toplum olma yolunda çok büyük bir adım daha atmış oluruz.
Mecburi ilköğretim öğrenimini almış bir kişi tiyatro dünyasından birkaç isim sayabilse, dünya çapında ün salmış müzisyenlerden, ressamlardan, sanatçılardan haberdar olsa, işte o zaman icra edilen sanat da faydasını sonuna kadar sunar insanlığa.
Elbette ki herkes sanata aynı derecede eğilimli olmak, ya da sanatla aynı oranda ilgilenmek durumunda değildir, fakat sanal temel ihtiyaçtır! Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” dediği bir ülkede, temel eğitim içeriğinde sanata bu kadar az yer vermek reva mıdır ?
Ceren Gücükatalak / AÇIKÇA
Aralık 2009
|