TİYATRO GEÇMİŞİ

OYUNLARI

- Midirfillik Oyunu

 

 

 

TİYATRODA YAPAYLIK SORUNU

Tiyatroyu yapay olmadığında seviyorum. Nedir tiyatroda yapaylık? Tiyatro yapanın kendini saklamasıdır. Yönetmen, oyuncu, besteci, koreograf kendini seyirciden uzak tutuyorsa, seyirciyle arasına duvar örüyorsa bu yapaylıktır. Seyirci bunu hemen anlar, kendini geri çeker. Artık ne yaparsanız yapın seyirciye ulaşamazsınız. Sonuçta seyirciyi oyun oynamaya çağıran sizsiniz. Seyirci kabul ederek neşeyle evinize geliyor. Varlığını açıp bekliyor. Sonra siz mızıkçılık edip varlığınızı oyuna katmıyor, “üstten” oynuyorsunuz.  Tekniğiniz kusursuz olsa da, anlatmak istediğinizi profesyonelce anlatsanız da seyirci oyundan çıktığında “iyiydi de bir şeyler eksikti, oyunda bir kuruluk vardı sanki” diyecektir.

Sahne sanatlarını taçlandıran coşku ve enerjidir. Bundan kasıt elbette sahnede hoplayıp zıplamak değil. Esere can veren, sahneden çıkıp seyirciyi kavrayan, seyirciyi kanatlandıran, büyüleyen samimi ve mütevazı bir ruhtur bu coşku ve enerji. Yönetmen, besteci ve koreograf sadece ne kadar yetenekli ve büyük olduğunu kanıtlamak için eseri kullanıyorsa, oyuncu gerçek dünyada “tamam oyuncusun da başka ne iş yapıyorsun?” sorusunun acısını çıkarırcasına çiftliğinde ötmek için kasım kasım kasılarak oynuyorsa, tiyatro amacına ulaşamaz. Oysa günümüzde tiyatronun elinde kalan en büyük belki de tek koz samimiyet ve enerjidir. Seyirci kendini başka dünyalara taşıyacak (ve artık üç boyutlu) sinema eğlencesine sahiptir. Sinemada her türlü öykü bazen sinema bazen de tiyatro diliyle anlatılır. Sinemanın sahip olmadığı şey ise canlı gerçeklik ve ancak bu gerçekliğin verebileceği bir ruhtur. Bu ruhu ve tatmini seyirciye ancak tiyatro verebilir. Tiyatro seyircisi bu ruhtan, tiyatronun ona kattığı samimi coşku ve enerjiden vazgeçemediği için tiyatroya gelir. Aradığını bulamazsa bir süre sonra tiyatroya gitmekten vazgeçecek, kurgu ve ışıkla gözbebeklerini hipnotize ederek onu başka dünyalara götüren farklı bir tatmini, sinemayı tercih edecektir. Ve ne yazık ki Türk halkının çoğunluğunun “belki bu sefer güzel bir tiyatro izleriz beğenmezsek tiyatroya katkı olur, sonra da sinemaya gideriz” diyecek maddi durumu yoktur. Tiyatro yapanların tiyatroyu neden yaptıklarını düşünmeleri, kendi çıkarları ve tatminlerine tiyatroyu alet etmemeleri, tiyatronun geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Anı Sağkan / AÇIKÇA Mart 2010

 
Anasayfa | Tiyatro Açıkça | Eğitimlerimiz | Oyunlarımız | Kadromuz | Foto Galeri | Oyunculuk Eğitimi | Çocuklara Drama Eğitimi | Diksiyon Kursu
Konservatuvara Hazırlık | Tiyatro Eğitimi | Profesyonellere Drama | Kısa Film Çalışmaları | Sertaç Ayvaz | Barış Manço Kültür Merkezi | Tiyatro Atölyesi | Sahne | İletişim
© Açıkça Eğitim Sanat - 2008 // Webmaster // Onur KAPLAN